BAŞKANLIĞA HAYIR!

Anasayfa - Ocak 18, 2017 1:14 pm A A

BAŞKANLIĞA HAYIR!

Adı Cumhurbaşkanı olsa da sistem “Başkanlık” sistemidir, bir “Rejim” değişikliğidir. Bütün yetkiler bir kişinin (Cumhurbaşkanının) elinde toplanacaktır. Açıkça, diktatörlük, tek adam rejimi önerilmektedir.

Türkiye’de siyasal rejim, kimi demokrasi eksikleriyle birlikte demokratik bir cumhuriyettir.

Bu değişiklik, eksik demokrasiyi de sonlandırıp, otoriter-totaliter bir diktatörlüğün anayasal zeminini oluşturacaktır.

Cumhuriyet rejimi, kurulduğu günden bu yana egemenliği Saraydan alıp halka verme ve demokratikleşme çizgisini benimsemiştir. Bu ise açık bir karşı devrim hareketi olarak, egemenliği tekrar halktan alıp Saraya (bir kişiye) verme girişimidir. Demokrasiye yönelen gidişin kesintiye uğrayıp, diktatörlüğe yönelmesidir.

Bu nedenle yapılmak istenen basit bir hükümet değişikliği değil, rejim değişikliğidir.

Bu sistemde;

Başbakan ve Bakanlar Kurulu Sistemi kaldırılacak, yürütme, tek başına Cumhurbaşkanına bırakılacaktır. Cumhurbaşkanı istediği kadar bakan, istediği kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı ve tüm üst düzey bürokratları tek başına atayabilecektir.

Cumhurbaşkanı tek başına “ferman” niteliğinde kararnameler çıkarabilecektir.

Cumhurbaşkanı istediği zaman meclisi feshedebilecektir.

Cumhurbaşkanı istediği zaman OHAL ilan edebilecektir.

Genelkurmay Başkanı doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olacaktır.

Cumhurbaşkanına bağlı Devlet Denetleme Kurulu doğrudan idari soruşturmalar yapabilecektir.

Cumhurbaşkanı bütçeyi düzenleyebilecek, ek mali yükümlülükler getirebilecektir. Uluslararası anlaşmaları tek başına yapabilecektir.

Cumhurbaşkanının milleti temsil makamı olarak bütünleştirici tarafsızlığı kaldırılacak, aynı zamanda parti başkanı olacaktır. Bu sayede milletvekillerini de belirleyebilecektir. Yani meclisi de kendisi belirleyecektir.

Meclisin, yasa çıkarmanın yanında ikinci asli görevi olan “yürütmeyi denetleme” görevi ortadan kaldırılacak, güvenoyu, gensoru ve bakanların düşürülmesi imkanı olmayacaktır.

Milletvekili sayısının 600’e çıkarıldığı Meclisin kanun yapma yetkisi, sayısal oran itibarı ile zorlaştırılacak, Meclis çalışamaz hale gelecek ve fiilen Cumhurbaşkanının kararnameleri belirleyici olacaktır.

Cumhurbaşkanının işlediği her suçtan dolayı yargılanması mümkün hale getiriliyor denilse de 600 milletvekilinin 400 oyu ile Yüce Divan’da yargılanması söz konusu olduğundan yargılanma fiilen aslında imkansız olacaktır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar için de yargılanma fiilen imkansız hale getirilmektedir.

Cumhurbaşkanı, tüm yargı sistemini düzenleyen, hakim ve savcıları mesleğe alan, ihraç eden, atamasını yapan HSYK üyelerinin yarısını tek başına atayabilecek,  üyelerin diğer yarısı da Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti başkanı olması sebebiyle belirleyeceği meclis tarafından seçilecektir. Aynı şekilde gerektiğinde kendisini de Yüce Divan sıfatı ile yargılayabilecek olan, kanunların denetimini yapacak olan Anayasa Mahkemesi’nin 12 üyesini doğrudan kendisi, kalan 3 üyeyi de kendi şekillendireceği meclis aracılığıyla belirleyebilecektir.

Bu Anayasa ile yürütme gücünü tek başına kullanabilen, parti başkanı olarak milletvekillerini yani meclisi belirleyebilen, yargı üzerinde tam bir hakimiyet sağlayan, fiilen denetimi mümkün olmayan “Tek Adamlık Rejiminin” gelmesi kaçınılmazdır.

Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi niteliğindeki Amasya Genelgesi’nde, “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı belirleyecektir” diyen bu ulus, gasp edilmek istenen egemenliğini yine kendisi müdafaa edecektir.

Ulusun Egemenliği için, demokrasimiz için, Cumhuriyetimiz için…

BAŞKANLIĞA HAYIR!

EĞİTİM İŞ BURSA ŞUBE YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 1:14 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    KAMU ÇALIŞANI KADINLARIN SORUNLARININ TESPİTİ ANKETİ
    Ülkemizde eşitlikçi olmayan, cinsiyetçi uygulamaların, kadına yönelik şiddetin artması nedeniyle Eğitim-İş Sendikası Genel Merkez koordinasyonunda oluşturulan Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü gündemiyle toplandı. Toplantıda, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne yönelik olarak gerçekleştirilecek eylem ve etkinliklerin planlaması yapıldı. Bu çerçevede hazırlanmış olan ankete katılmanız, kadınların sorunlarının tespiti açısından büyük önem arz etmektedir.  […]
  • 02
    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 6 Şubat 1933 tarihinde okunan Bursa Nutku’nun 88. Yılını, Atatürk Evi önünde gerçekleştirdiğimiz tören ile andık.
    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 6 Şubat 1933 tarihinde okunan Bursa Nutku’nun 88. Yılını, Atatürk Evi önünde gerçekleştirdiğimiz tören ile andık. Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Sayın Nedret Yayla tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşma yapılırken, Bursa Nutku, Şube Başkanımız Yeliz Toy tarafından okundu.   Bu yazıyı sosyal medyada paylaşTweet
  • 03
    YAPILAN ZAMLARI PROTESTO ETMEK İÇİN BORDROLARIMIZI YAKTIK
    Bu yazıyı sosyal medyada paylaşTweet
  • 04
    BİZE DAYATILAN MAAŞ ZAMMI ORANLARINI KABUL ETMİYORUZ!
    Kamu emekçileri, emeklileri ve ailelerini sefalete mahkum eden ücretlerin iyileştirilmesi, ek zam ve insanca yaşam düzeyinde bir ücret taleplerimizi haykırmak için 15 Ocak 2021 Cuma Saat 12.30’da Şehreküstü Meydanı’nda toplanıyoruz. Kamu emekçilerinin bu haklı talepleri için tüm sendika ve konfederasyonları birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Bu yazıyı sosyal medyada paylaşTweet
  • 05
    UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNDE ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN KARŞILAŞTIKLARI GÜÇLÜKLER ARAŞTIRMASI
    “Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, pandemi süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son önlemlerle 23 Kasım 2020 tarihi itibariyle de eğitimin tüm kademelerinde uygulamaya giren bilgi aktarma sürecinde, öğretmen ve öğrencilerin karşılaştıkları güçlükleri tespit etmektir. Araştırma Bursa’nın 17 ilçesinde kamu okullarında çalışan 1779 öğretmen ile […]