KADIN ÖZGÜRLEŞMEDEN TOPLUM ÖZGÜRLEŞEMEZ 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Anasayfa - Mart 7, 2017 8:39 am A A

KADIN ÖZGÜRLEŞMEDEN TOPLUM ÖZGÜRLEŞEMEZ 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

8 Mart 1857 yılında New York’ta tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerine, uzun çalışma saatlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadın işçi yanarak öldü. 1910 yılında 2. Enternasyonal Kadın Konferansı’nda, 17 Mart 1970 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edilmiştir.

Ancak aradan geçen 160 yıla rağmen Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bir kez daha ayrımcılık ve şiddete karşı eşitlik mücadelesindeki kadınların seslerini duyurma çabalarının gölgesinde kalmaktadır.

Ülkemizde, kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi, genel anlamda da AKP iktidarının kadını yok sayan gerici politikaları kadının özgürleşmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadır.  Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri her geçen gün artarak yükselmektedir.

Erkek egemen toplumun kadınlara yönelik fiziki ve psikolojik şiddeti; işyerlerinde, evlerde, sokaklarda, yaşamın her alanında, artarak devam etmektedir Türkiye Cumhuriyeti Anayasası “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığının tanımlandığı” 17. maddesi ile herkesin yaşam hakkını garanti altına almayı ve kimsenin “insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağını” taahhüt eder. Kadına yönelik şiddet bu anayasal hakkın ihlali anlamına gelmekte ve bu ihlalin önlenmesi için devlete önemli sorumluluklar düşmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele, Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslar arası sözleşmeler ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla da devletin öncelikli sorumluluklarından birisi olarak tanımlanmıştır.

Ancak kadın cinayetleri katliam boyutuna ulaşmışken, devlet çıkardığı onca yasaya rağmen kadınların can güvenliğini sağlamada yetersiz kalmaktadır.kadincinayetleri.org sitesinin araştırmasına göre, Türkiye’de 2010-2015 yılları arasını kapsayan dönemde en az 1675 kadın öldürüldü. Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre ise, erkekler 2016’da en az 261 kadın ve kız çocuğu öldürdü. 2016’da öldürülen her dört kadından biri ayrılmak/boşanmak istediği ya da barışma/birliktelik teklifini reddettiği için öldürüldü. En az 417 kız çocuğu cinsel istismara uğradı, 119 tecavüz, 75 taciz vakası meydana geldi.

Tablo bu kadar ağırken erkek katiller ve tecavüzcülerin kravat taktıkları için “iyi hal indirimleri” aldıklarına, “tahrik indirimi”nden yararlanarak cezasız kaldıklarına, tecavüz davalarında ise kadınların “rıza”larının arandığına tanık olmaktayız. AKP hükümeti ise, cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamaları hayata geçirmekte, kadınların ekonomik özgürlüğünü hiçe sayarak, “en az 3 çocuk” söylemiyle kadınları eve hapsetmekte ve erken yaşta evliliğe teşvik etmektedir. Kadınların fıtrat gereği erkeklerle eşit olamayacağı, börek yapamayan kadının ailesinin dağılmaya mahkum olacağı yönündeki söylemler kadını yok sayan zihniyetin dışa vurumudur.

Erkek şiddetinin giderek artmasında, AKP iktidarının din ve ahlak adına sıkça kullandığı cinsiyetçi, sözde muhafazakâr söylemlerle kadını değersizleştirmesi, namus ve ahlak anlayışını salt kadına indirgemesi önemli etken olmuştur.

Anayasa’nın 10. maddesi “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” demektedir. Siyasi iktidarın görevi şiddet dilini ve öç almayı yaygınlaştırmak değil, toplumdaki bireylerin eşit ve özgür olarak hayatlarını korumaktır.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, siyasal katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın erkek eşitliğinde 144 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır.  Yani ülkemiz, kadın erkek eşitliğinin kesinlikle olmadığı ülkeler arasında yer almaktadır. Rapora göre, Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranı yüzde 33, erkeklerin oranı ise yüzde 77. Kadınların eğitim oranı ile 2015 yılı raporunda küresel çapta 105’inci sırada gelen Türkiye, bu yıl 109’uncu sıraya geriledi. Türkiye’de en az ilkokul mezunu olan kadınların oranı yüzde 92 olarak belirtildi.

Kadınların siyasetteki yeri de istenilen düzeyde değildir. Atatürk’ün 83 yıl önce seçme ve seçilme hakkına kavuşturduğu kadınlar,  TBMM’de yüzde 15 oranında temsil edilebiliyor.

Biz, inanıyoruz ki kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez! Barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük gibi insani değerlerin yok sayıldığı bir dünyada kadınlara yer olmadığının farkındayız ve bu nedenle şiddetsiz ve sömürüsüz bir dünya için mücadeleyi sürdüreceğiz!

Kadınlar yaşama karşı gösterdikleri isyan ve inatla, toplumu hayata bağlayan kararlılığı armağan ediyorlar. Üyelerinin yüzde 57’sini kadınların oluşturduğu Eğitim-İş olarak, yeryüzüne barışı, çağdaşlığı, inceliği ve sayısız güzelliği kadınların getireceğine inanarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.

Eğitim İş Bursa Şube Yönetim Kurulu

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 8:39 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    KAMU ÇALIŞANI KADINLARIN SORUNLARININ TESPİTİ ANKETİ
    Ülkemizde eşitlikçi olmayan, cinsiyetçi uygulamaların, kadına yönelik şiddetin artması nedeniyle Eğitim-İş Sendikası Genel Merkez koordinasyonunda oluşturulan Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü gündemiyle toplandı. Toplantıda, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne yönelik olarak gerçekleştirilecek eylem ve etkinliklerin planlaması yapıldı. Bu çerçevede hazırlanmış olan ankete katılmanız, kadınların sorunlarının tespiti açısından büyük önem arz etmektedir.  […]
  • 02
    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 6 Şubat 1933 tarihinde okunan Bursa Nutku’nun 88. Yılını, Atatürk Evi önünde gerçekleştirdiğimiz tören ile andık.
    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 6 Şubat 1933 tarihinde okunan Bursa Nutku’nun 88. Yılını, Atatürk Evi önünde gerçekleştirdiğimiz tören ile andık. Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Sayın Nedret Yayla tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşma yapılırken, Bursa Nutku, Şube Başkanımız Yeliz Toy tarafından okundu.   Bu yazıyı sosyal medyada paylaşTweet
  • 03
    YAPILAN ZAMLARI PROTESTO ETMEK İÇİN BORDROLARIMIZI YAKTIK
    Bu yazıyı sosyal medyada paylaşTweet
  • 04
    BİZE DAYATILAN MAAŞ ZAMMI ORANLARINI KABUL ETMİYORUZ!
    Kamu emekçileri, emeklileri ve ailelerini sefalete mahkum eden ücretlerin iyileştirilmesi, ek zam ve insanca yaşam düzeyinde bir ücret taleplerimizi haykırmak için 15 Ocak 2021 Cuma Saat 12.30’da Şehreküstü Meydanı’nda toplanıyoruz. Kamu emekçilerinin bu haklı talepleri için tüm sendika ve konfederasyonları birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Bu yazıyı sosyal medyada paylaşTweet
  • 05
    UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNDE ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN KARŞILAŞTIKLARI GÜÇLÜKLER ARAŞTIRMASI
    “Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, pandemi süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son önlemlerle 23 Kasım 2020 tarihi itibariyle de eğitimin tüm kademelerinde uygulamaya giren bilgi aktarma sürecinde, öğretmen ve öğrencilerin karşılaştıkları güçlükleri tespit etmektir. Araştırma Bursa’nın 17 ilçesinde kamu okullarında çalışan 1779 öğretmen ile […]