Eğitim İş Bursa Şubesi

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Sendika Haberleri

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Eğitim-İş olarak, siyasi iktidar tarafından eğitimin paydaşlarına danışılmadan, öğretmenlerin haklarını ve taleplerini dikkate almadan hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu taslağının geri çekilmesi talebiyle TBMM Başkanlığı’na gönderilmek üzere imza kampanyası başlattık. Ayrıca tüm illerimizde Meclis’te grubu bulunan partilerin milletvekillerine faks ve e-posta  göndererek söz konusu talebimiz için çağrıda bulunduk.

Milletvekillerine gönderdiğimizi çağrı metni şöyle:

"Sayın Milletvekili;

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak olan Öğretmenlik Meslek Kanunu, hem mesleğimizi hem de eğitim sistemini zedeleyecek niteliktedir. Biz eğitimin paydaşlarından fikir dahi alınmadan hazırlanan bu kanun taslağı, öğretmenin koşullarını ve öğretmenliğin niteliğini artırmaktan uzak olmakla beraber, milli eğitimimiz açısından yeni sıkıntılara da yol açma potansiyeline sahiptir. Çünkü kanun teklifi:

- Okuldaki çalışma barışını bozacak, öğretmenleri kendi arasında performans adı altında ayrıştıracak, öğretmenler odasını bölecek niteliktedir.

- Öğretmeni, veli ve öğrenci gözünde ayrıştıracaktır. Öğretmene dair haksızca iyi öğretmen-kötü öğretmen ayrımı oluşacak, bu ayrım okulun öğrencisinden velisine kadar tüm öznelerini bölecektir.

Bu kadar kapsamlı ve eğitim sistemini kökünden değiştirecek bir düzenlemenin, eğitimin tüm paydaşlarının fikri katılarak hazırlanması tüm ülkenin meselesidir. Başöğretmen Atatürk'ün yeni nesilleri emanet edecek kadar yücelttiği öğretmenliğin hak ettiği yere gelmesinin önündeki engelleri kaldırmak yerine, yeni engeller koyulmasına müsaade etmeyeceğinizi umuyoruz. 

Öğretmenliği değersizleştirecek, eğitimi niteliksizleştirecek, okulu tümüyle bölecek bu kanun teklifinin geri çekilmesi ve doğru bir kanun teklifinin katılımcı yöntemlerle yeniden hazırlanması için sizlerin de desteğini bekliyoruz."

                                                                                                                                                 MERKEZ YÖNETİM KURULU 

 

Eylem Kararı İçin tıklayınız

Milletvekillerine gönderilecek faks ve e-posta metni için tıklayınız

İmza kampanyası dilekçesi için tıklayınız 

 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

ÖĞRENCİLERDE SAĞLIKLI BESLENME DÜZEYİ ARAŞTIRMASI

 

   Öğrencilerde Sağlıklı Beslenme Düzeyi Araştırması Bursa’da 17 ilçedeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler ile gerçekleştirilmiş, toplam 2167 öğretmenin inceleme, gözlem ve tespitlerinin derlenmesi ile raporlaştırılmıştır. Araştırmamız iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada öğretmenlerin gözlemleri üzerinden bilgiler derlenmiş, ikinci aşamada ise 17 ilçemizden sosyo-ekonomik yapı farklılıkları gözetilerek her düzeyde (ilkokul, ortaokul, lise) okullar belirlenerek bu okulların kantinlerinden günlük ciro, satılan ürün miktarları ve okulların toplam öğrenci sayıları üzerinden veriler derlenmiştir.

BULGULAR

1. Araştırmaya katılan öğretmenlerden %21’i Okul Öncesi, %38’i İlkokul, %28’i Ortaokul ve %17’si de Lise düzeyinde görev yapmaktadır.

2. Araştırmaya katılan öğretmenler, sorumlu oldukları öğrencilerin %31’inin evde kahvaltı yaptığını, %44’ünün okulda beslenme çantası ya da kantin yoluyla kahvaltı yaptığını, %25’inin ise herhangi bir yolla kahvaltı yapmadığını belirtmişlerdir.

3. Araştırmaya katılan öğretmenler, sorumlu oldukları öğrencilerin %9,95’inin her gün düzenli olarak (evde veya okulda) süt içtiklerini belirtmişlerdir.

4. Araştırmaya katılan öğretmenler, sorumlu oldukları öğrencilerin %12,5’inin her gün düzenli olarak (evde veya okulda) yumurta yediklerini belirtmişlerdir.

5. Araştırmaya katılan öğretmenler, öğrencilerin beslenme çantası ya da kantin yoluyla aldıkları gıdaların %6,7’sinin besleyici gıdalar (süt, meyve, sebze vb.) olduğunu, %93,3’ünün de unlu mamuller (simit, poğaça, tost vb.) olduğunu bildirmişlerdir.

6. Araştırmaya katılan öğretmenlerden %97,5’i öğrencilerin dengeli ve düzenli beslendiklerini düşünmediğini, %2,5’i ise öğrencilerin sağlıklı ve dengeli beslendiğini düşündüğünü belirtmiştir.

7. Araştırmaya katılan öğretmenlerden %88,3’ü öğrencilerin yeterli fiziksel / zihinsel gelişim düzeyinde olmadığını, %11,7’si ise öğrencilerin yeterli fiziksel / zihinsel gelişim düzeyinde olduğunu belirtmiştir.

8. Okul kantinlerinin günlük cirosunun okuldaki toplam öğrenci sayısına bölünmesi ile elde edilen kişi başı harcama miktarı 82 Kuruş olarak belirlenmiştir.

9. Okul kantinlerinde bir gün boyunca satılan toplam simit (unlu mamullerin tamamı) sayısının okuldaki toplam öğrenci sayısına oranlanması sonucunda, okullarda 13 öğrenciye 1 simit düştüğü tespit edilmiştir.

SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

1. Bursa’da her 100 öğrenciden 31’inin evde kahvaltı yaptığı, 44’ünün beslenme çantası ya da kantin yoluyla okulda kahvaltı yaptığı, 25’inin ise herhangi bir yolla kahvaltı yapmadığı tespit edilmiştir.

2. Bursa’da her 100 öğrenciden yalnızca 10’unun düzenli olarak süt içtiği tespit edilmiştir.

3. Bursa’da her 100 öğrenciden yalnızca 13’ünün her gün düzenli olarak yumurta yediği tespit edilmiştir.

4. Bursa’da her 100 öğrenciden 7’sinin besleyici gıdalar (süt, meyve, sebze vb.) ile beslendiği, 93’ünün ise unlu mamuller (simit, poğaça, tost vb.) ile beslendiği belirlenmiştir.

5. Bursa’da 100 öğretmenden 97’si öğrencilerinin düzenli ve dengeli beslenmediğini, 3’ü ise öğrencilerinin düzenli ve dengeli beslendiğini belirtmiştir.

6. Bursa’da 100 öğretmenden 88’i öğrencilerinin yeterli fiziksel / zihinsel gelişim düzeyinde olmadığını, 12’si ise öğrencilerinin yeterli fiziksel / zihinsel gelişim düzeyinde olduğunu belirtmiştir.

7. Bursa’da okul kantinlerinde öğrenci başına harcama ortalaması günlük 82 Kuruş olarak belirlenmiştir.

8. Bursa’da okul kantinlerinde satılan simit (ve diğer unlu mamuller) miktarı hesaplandığında 13 öğrenciye 1 simit düşmektedir.

d

DEVAMI

EĞİTİM ÖĞRETİME HAZIRLIK ÖDENEĞİNİN TÜM EĞİTİM EMEKÇİLERİNE VERİLMESİ İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Bilindiği üzere, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 32. maddesi gereğince, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde eğitim-öğretim hizmetleri sınıfında görev yapan öğretmenlere her yıl Eylül ayında “Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği” verilmektedir. 
Yıllardır yalnızca öğretmenlerin yararlanmasına yönelik bir formül olarak uygulanan hazırlık ödeneği sistemi, eğitim sisteminin tüm eksiklerine rağmen yoğun emek harcayan ancak ödenek almayan eğitim çalışanlarına mağduriyet yaşatmakta, harcadıkları emeğin göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Bu da hem çalışma ortamlarında huzursuzluk yaratmakta, hem de eğitim ve öğretim hizmetlerinde yetersizliklere yol açmaktadır.
Sadece öğretmenlere ödenmesi nedeniyle eğitim ve bilim çalışanları arasında ayrılık yaratan bu uygulamanın düzeltilerek, hazırlık ödeneğinin yardımcı hizmetler personelinden memuruna, akademisyeninden idari personeline, kadar eğitim ve öğretim alanında çalışan herkese ödenmesi sağlanmalıdır. Unvan sınıflamasına giderek, emek ve fırsat eşitliğini ortadan kaldıran bu uygulama, ayrımcılıktan başka bir şey değildir.
Eğitim-İş olarak ısrarla Hükümetten ve Bakanlıktan eğitime hazırlık ödeneğinin en az bir maaş tutarında, eğitim ve bilim işkolundaki tüm çalışanlara ayrım yapılmaksızın ödenmesini defalarca talep ettik. Bugün de aynı talebimizi yineliyor ve bugüne kadar salt öğretmenlere sağlanan bu ödeneğin, eğitim ve bilim işkolundaki tüm çalışanlara ödenmesini kapsayacak şekilde düzenlenmesi için Türkiye genelinde imza kampanyası başlattık. 
Türkiye Genelinde İmza Kampanyası Planlanmıştır.
Söz Konusu imza kampanyasına üyelerimiz ve üyelerimiz dışındaki tüm eğitim emekçileri katılabilecektir. 

MEB Çalışanları İçin İmza Dilekçesi

DEVAMI

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Sağlıklı Yaşam İstiyoruz Kokart
  • KURU EKMEK VE BORDRO YAKMA EYLEMİ
  • EĞİTİM-İŞ SENDİKASI BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK HATIRA ORMANI FİDAN DİKİMİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK
  • 1 MAYIS’TA  ALANLARDAYDIK

Videolar

  • Nazım Hikmet Anma Programı
  • Öğretmenler Aşısız Okullar Öğretmensiz Kaldı
  • Aşılama yapmadan, önlem almadan okulları açmak sürdürülebileceği anlamına gelmez.
  • 3 MART DEVRİM YASALARI