Son güncellenme :27.01.2018 11:50

Anasayfa > Anasayfa > Bakan Yılmaz okullaşma oranı yüzde 95 dedi ama… Kızlar okulda yok

27.01.2018 Cts, 11:50

Bakan Yılmaz okullaşma oranı yüzde 95 dedi ama… Kızlar okulda yok

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın, kız çocuklarının okullaşma oranını ilkokulda yüzde 91, ortaokulda yüzde 95 olarak vermesine Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım’dan itiraz geldi.

Eğitim İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, “Bu çok yanıltıcı bir bilgi. OECD ülkeleri arasında okul terk oranı en yüksek ülkeyiz. Dağınık yerleşimden dolayı eğitime erişememe oranı bile bakanı yalanlıyor” dedi. Bakan Yılmaz, Bursa’da yaptığı konuşmada, kız çocuklarının ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde 82, yükseköğretimde ise yüzde 44 olduğunu söylemişti.

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Bakan Yılmaz’ın verdiği bilgilerin doğru olmadığını belirterek, “Yanıltıcı bilgi var. Okula gelen çocuklara göre yüzde 91 ve 95. Bütün çocukların okullaşma oranı o seviyede değil. Bakan hangi sınıfları kastediyor? 1. sınıf mı? 5. sınıf mı? 6.7., 8. 9. sınıf mı? Kız çocuklarının büyük kısmı 4+4+4+ sisteminin uygulanmasından sonra ilk 4 bitince okula gönderilmiyor” dedi.

En yüksek terk bizde

OECD ülkeleri arasında okul terk oranlarının en yüksek Türkiye’de olduğunu hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti: “Türkiye’de çocuklar okulları terk ediyorlar. Bu kadar yüksek oran olan bir ülkede yüzde 95 yanıltıcı bilgidir. Güneydoğu’daki yüzde 67 oranını diğer bölgelerdeki oranlarla yüzde 95’e çekemezsiniz. Bir bölgedeki yüzde azlığını başka bir bölgedeki yüzdelik fazlalığı ile kapatmak mümkün değil. Kz çocukları okula gönderilmiyor. Ya çalıştırılıyor ya evlendiriliyor, ya mahalle baskısı ile evde tutuluyor, kardeşlerine bakıyor, temizlik yapıyor. Bakandan bu oranların hangi sınıflara ait olduğunu açıklamasını istiyoruz, 1., 5. ve 9. sınıf okullaşma oranlarını öğrenmek istiyoruz. Oranların doğru olmadığının en büyük kanıtı, yerleşimin çok dağınık olmasıdır. Köy okullarını kapattıktan sonra bu oranın karşılığı yok. Taşımalı sistemden yararlanmayan kız çocuğu sayısı çok. OECD ülkeleri arasında en yüksek devamsızlık oranı Türkiye’de bulunuyor. Liseye devam edemeyen öğrencilerin oranı kızlarda yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 35.

Geç Gelen Adalet

Genel Başkanımız Orhan Yıldırım ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizin Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin ve Bakanlık yetkilileri ile geçtiğimiz gün gerçekleştirdiği görüşmede sunduğu rapor basında geniş şekilde yer aldı.Dernek ve vakıfların okullardaki faaliyetleri,haksız yere ihraç edilen yada açığa alınan eğitimcilerin durumları,Ohal baskısı ve göreve iade konuları ile eğitimdeki sorunların dile getirildiği rapor basında yer aldı.

MEB eğitimde artan dinselleştirme, özelleştirme uygulamaları ile öğretmenlik mesleğini kökten sarsan kararlarına gelen büyük tepkilerin ardından alanın paydaşları ile bir araya gelerek süreci görüşmeye başladı. İlk olarak Eğitim Sen yöneticileri ile bir araya gelen MEB bürokratları, önceki gün de Eğitim-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve beraberindeki yöneticilerle görüştü. Görüşmede Eğitim-İş heyeti ihraçlar, Öğretmen Strateji Belgesi, performans uygulaması, dinci vakıflarla imzalanan protokoller, yenilenen sınav sistemi ve müfredata ilişkin hazırladığı “Eğitimde Yaşanan Sorunlar” raporunu bakanlığa sundu. Bakanlık bürokratlarının da konu konu itirazları not alarak gerekenlerin yapılacağını belirttiği ve sendika ile iletişim kanallarının bundan sonra daha açık tutulması konusunda adım atacaklarını söyledikleri öğrenildi.

‘Suçsuzları iade edin’

Eğitim-İş, bakanlığa sunduğu raporda 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında açığa alınan ya da ihraç edilen öğretmenlerin görevlerine iadeleri noktasında özellikle de yargı kararları göz önüne alınarak ivedilikle gerçekleştirilmesini talep etti. Raporda, “Suçsuzluğu, bağlantısı olmadığı belirlenen öğretmenlerin iadeleri sağlanmalı. Valiliklerce açığa alınanlar, valilikler uyarılarak göreve döndürülmeli, özellikle FETÖ bağlantısı bulunmadığı halde hakaret ve benzeri gerekçelerle açıkta bekletilen öğretmenlerin göreve iadelerinin sağlanması hem kamu yararı hem de adalet duygusuna katkı sunacaktır” denildi. Eğitim-İş, OHAL İnceleme Komisyonu kararıyla göreve dönecek öğretmenlerin de çalıştıkları okulların değiştirilmemesini talep ederek “Aksi halde görev dönüşü uygun görülen öğretmenlerin yeniden cezalandırılması ve hak kaybına yol açacaktır” dedi.

‘OHAL var’ baskısı

Sendika ayrıca görüşmede taşrada gerçekleşen baskılara da dikkat çekti. Raporda, “Birçok il ve ilçede Milli Eğitim Müdürlüğü ya da okul müdürü tarafından en küçük konuda “OHAL var, başına kötü şeyler gelebilir” baskısı söz konusu olmaktadır. Bu konuda OHAL ve içeriğini bilmeyen ya da bildiği halde bundan istifade etmek isteyen yöneticilerin uyarılması gerekir” denildi.
Cumhuriyet

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*