BİR BUÇUK MİLYON BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİSİ TEHLİKEDE

Anasayfa - Ocak 5, 2018 8:02 pm A A

BİR BUÇUK MİLYON BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİSİ TEHLİKEDE

MEB’e bağlı Talim ve Terbiye Kurulu’nun onayı ile basılan ders kitaplarında kimi zaman MEB’in eğitimdeki kara emellerini ortaya koyan skandallar, kimi zaman ise kitaplara onay veren heyetin nasıl liyakatsizce belirlendiğini gözler önüne seren ‘hatalar’ göze çarpmaktadır.

İlkokula başlayan bir çocuğa Türkçe öğretmek amacıyla yazılmış olması gereken 1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı, henüz 2017 Türkçe Öğretim programı onaylanmadan, Türkçeyi doğru kullanamayan, ders kitabı yazma konusunda hiçbir deneyimi olmayan üç öğretmene yazdırılmıştır. Bu kitabın görselleri EDAM adıyla dinî yayınlar yapmak amacıyla kurulmuş Talim Terbiye Kurulu Başkanı’na ait bir şirkete yaptırılmıştır.

Bu kitapta verilen yazılı ve görsel iletiler çocuklar için “TEHLİKELİ”dir. Bu kitapları yazan,  kitaplara çizimler yapan, metinler ve çizimler seçen, devlet bütçesinden bastırılarak ücretsiz olarak okullara dağıtılmasına ve zorunlu olarak okutulmasına karar verenlerin, Türk Millî Eğitimi Temel Kanunu, Temel İlkeleri ve ölçütleri çerçevesinde hesap vermeleri gerekmektedir. Bir buçuk milyon birinci sınıf öğrencisi tehlikededir. Kitabın derhal toplatılması gerekir.

Eğitim-İş’in oluşturduğu uzmanların inceleme raporunda ayrıntılı olarak verilen yanlışların bazıları aşağıda özetlenmiştir:

* Bu kitapta; öğrencinin altı yaşına kadar sahip olduğu dil becerilerini kaybettirecek özellikte dil ve anlatım yanlışları, mantıksal çelişkiler, yersiz kullanılmış deyimler vardır.

Örnek: “Atatürk Ne Demek?” başlıklı şiir. Atatürk, bu söyleyişle nesneleştirilmiştir.  Bu başlık  “Atatürk Kimdir?” olmalıydı.

* Çocukta algı bozukluğu yaratacak berbat çizimler, özensiz görseller ve örtük iletiler veren şekiller, çizimler ve renkler kullanılmıştır.

Örnek: Kitabın kapağındaki çocuğun saçlarında ve raftaki kitapların sırtında Arap harflerine benzer şekiller yer alması.

* Yazım ve noktalama yanlışları vardır.

Örnek:

Andımız’ın bulunduğu sayfada,  “Ne mutlu Türk’üm diyene!’” ifadesi “Ne mutlu Türküm diyene!”  şeklinde yazılmıştır

* Kitap bir bütün olarak hayattan ve gerçeklerden kopuk konular üzerinde durmaktadır. Kitaptaki konular hayatın içinden ve çocuğun yakın çevresinden seçilmemiştir.

Örnek: Anne, gece gündüz evi temizleyen bir kişi olarak tanımlanmış.

Oysa 2005’ten önceki İlköğretim programlarında Türkçe – Hayat Bilgisi kitaplarında: Okul Hayatımız, Cumhuriyet Bayramı, Evimiz Ailemiz, Yeni Yıl, Sağlığımızı Koruyalım, 23 Nisan, Ders Yılı Sonu vb. konular işlenmekteydi.

* Ders kitabının öğretmenler ve ana babalar tarafından dikkatle incelenmesi ve kullanılmaması gerekmektedir.

* Bu kadar yanlışın olması ders kitabındaki hataların bilinçli olduğu izlenimini uyandırmaktadır.

* EDAM şirketinin, veliler ve eğitimciler tarafından bilinmesi,  bu şirketin yayınlarının durdurulması, kamusal eğitime müdahalesinin engellenmesi gerekmektedir.

* Ders kitaplarının ve diğer eğitim araçlarının öğrencilere vereceği zarar konusunda ortak mücadele örgütlenmelidir.

İlkokul 1. Sınıf İlk Okuma Yazma Kitabı da tıpkı İlkokul Türkçe Ders Kitabı gibi, 2017 Türkçe/ilkokuma Yazma Öğretim Programı TTK’da onaylanmadan, ders kitabı yazma deneyimi olmayan aynı sınıf öğretmenlerine yazdırılmış, 1.552.751 adet bastırılarak okullara ücretsiz olarak dağıtılmıştır. Kitapta belirtilmemekle birlikte görsellerin TTK Başkanı Alparslan Durmuş’a ait olduğu bilinen EDAM Şirketi’ne yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

İlk Okuma Yazma kitabında harfler başka bir nesne yokmuş gibi E eşekle, A ayıyla, İ inekle, F fareyle öğretilmeye çalışılmış. Kuşkusuz hayvan adları da öğretilmelidir. Ancak özellikle şehirde yaşayan çocukların yakın çevresinde bulunmayan, bazıları da kaba anlama gelen sözcükler seçilmiştir. Bunun nedeni hiçbir kasıt olmadan üç deneyimsiz öğretmen yazarın pedagojik bilgi zayıflığı olabileceği gibi söz dağarcığının darlığı da olabilir. E elma, erik; A armut, arı, ayva; İ incir, ip gibi çocuğun yaşamından örnekler verilerek öğretilebilirdi.

Öğrencilere harfleri E-A-K sırasıyla öğreten bu ilk okuma yazma kitabının 204. sayfasında alfabedeki harfler A-B-C-Ç sırasıyla verilerek kitap kendi içinde çelişkiye düşmüştür. Kitap o kadar baştan savma hazırlanmıştır ki 205. sayfanın başlığı “Dik Temel Abece” iken sayfada 0’dan 9’a kadar sayılar yer almıştır.

Kitap boyunca çocuklar kalemi sol elinde tutmakta, çocuklar sol elleriyle çalgılarını çalmakta ve orkestrayı yönetmektedir. Bu yanlış bir iletidir. Çocuk bu görsellerle karşılaştığında hangi elini kullanacağı konusunda kafa karışıklığı yaşayabilir.

Yaptığımız bu çalışmanın amacı, tehlikeli ders kitapları, bu kitaplarının örtük iletilerinden ve etkilerinden velilerin haberdar edilmesidir.  Velilerin okullarında kendi çözümlerini üretmeleri, kendi vergileriyle ve yardımlarıyla ayakta duran okullarına, ulusal eğitim programımıza (1968 Eğitim Programı) ve bilimsel ilkelere, Türk Millî Eğitimi Temel Yasası’nda belirtilen ilkelere ve çağın koşullarına uygun olarak yeniden yazılıncaya kadar Cumhuriyet dönemi ders kitaplarımıza sahip çıkıp,  kullanmalarını sağlamaktır. Aynı zamanda MEB üst düzey sorumlularının da bu duruma dikkatlerini çekmek ve yasal önlemler almaları konusunda uyarmaktır.

Çocuklar ve veliler verilmek istenen bu kötü iletileri göremeyebilir ve kısa vadede sonuçlarını kestiremeyebilirler. Bu zararın sonuçlarını kısa vadede görmek de mümkün olmadığından zararın etkisi tahmin edilenden çok daha büyük olabilir.

MEB’in 2005-2012’den beri yayınladığı kitaplarla çocuklarda disleksiye (öğrenme bozukluğuna) yol açılması kimlere ne yarar sağlayacaktır?  Bu kitapları okuyan çocukların ileride özel eğitim kurslarına yani piyasaya teslim edileceği endişesi yaşanmaktadır.

ŞUBE YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 8:02 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERİLMELİDİR
    Covid-19 nedeniyle birçok öğretmenimizin,  öğrencimizin ve vatandaşımızın sağlık sorunları yaşadıkları hatta vefatla sonuçlanan süreçlerin yaşandığı bilinmektedir. Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin minimize edilmesi gerekir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması […]
  • 02
    EĞİTİM ÇALIŞANLARINI AŞILAMAK İÇİN HALA NEYİ BEKLİYORSUNUZ? ÖLMEMİZİ Mİ?
    Salgın başladığından beri okullarla ilgili tek bir bilimsel çalışma yapılmadı. Risk haritaları çıkarılmadı. Defalarca okullar açılıp kapandı. Her seferinde tablo biraz daha ağırlaştı. Mutasyona uğrayan virüs, şimdi öğrencilerimizi de pençesi altına aldı. Yüz yüze sınav ısrarı bitmedi. Okullara ek ödenek verilmedi, öğrenci ve öğretmenlere yaygın, düzenli test yapılmadı. Pozitif vaka çıkan sınıftaki öğrenci karantinaya alındı […]
  • 03
    YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞTE YETERLİLİK ARAŞTIRMASI
       Araştırmanın Tamamına Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ  Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, salgın süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son kararla 1 Mart 2021 tarihi itibariyle de yüz yüze eğitime geçme sürecinde, yeterli düzeyde önlem alınıp alınmadığı, eğitim emekçilerinin covid-19’a yakalanma, test yaptırma ve aşılanma oranını […]
  • 04
    EĞİTİM-İŞ`LİLERİN OLDUĞU HER İLKOKULDA ANDIMIZ HER SABAH OKUTULACAK!
    Her iki lafından birisi “milli” olan AKP’nin, milli duyguları pekiştirmesi, ulus olmanın değerini hatırlatması için okullarda okutulan Öğrenci Andı’nı siyasallaştırdığı yargı aracılığıyla kaldırması, Başöğretmen Atatürk’ün izinde olan biz Eğitim-İş’lileri durduramayacaktır. Sendikamız, tarihinden, öğretmenlik mesleğinin özünden, ilkelerinden ve en önemlisi Cumhuriyet’in değerlerinden aldığı güçle bir karar almıştır. Bilindiği üzere AKP’nin 2013’te bir yönetmelik değişikliğiyle okullardan Öğrenci […]
  • 05
    MUTFAKTA YANGIN VAR!
    -GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 2,5 ORANINDA ARTTI. -EN YOKSUL KESİMİN HARCAMALARININ EN AZ ÜÇTE BİRİNİ AYIRMAK ZORUNDA BULUNDUĞU GIDA HARCAMALARI BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 9,2 ORANINDA, SON BİR YILDA İSE YÜZDE 29,2 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.   Fiyat istikrarsızlığına karşı en korumasız durumdaki yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini […]