MAAŞ ARTIŞLARI OCAK ENFLASYONU KARŞISINDA ERİDİ

Anasayfa - Şubat 13, 2017 5:18 pm A A

MAAŞ ARTIŞLARI OCAK ENFLASYONU KARŞISINDA ERİDİ

2017 yılının ilk ayına ilişkin enflasyon verileri TÜİK tarafından açıklandı. Buna göre enflasyon ocak ayında %2,46 oldu.

Memur emeklileri ile kamu çalışanlarının maaşları ise 2015 yılında yandaş sendikayla imzalanan toplu sözleşme gereğince sadece yüzde 3 oranında zamlandı. Böylece kamu görevlilerine ve emeklilere yapılan %3’lük zammın neredeyse tamamı eridi.

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı ocak ayında bir önceki aya göre 90,9 lira daha artarak bin 630 liraya çıkarken, gıda dışındaki gereksinimler için yapılması gereken harcama da 65,5 lira artarak 4 bin 842,9 liraya yükseldi. Gıda ve gıda dışı gereksinimlerin yoksunluk hissi çekilmeden insan onuruna yaraşır bir şekilde karşılanabilmesi için gereken toplam aylık harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise156,4 liralık artışla 6 bin 472,6 lira oldu.

SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin açlık sınırını zaten karşılamayan aylıklarına Ocak ayında yapılan yüzde 4,37 ve memur emeklileri ile kamu çalışanlarına yapılan yüzde 3 oranındaki zam daha yılın ilk ayında eridi.

Dört kişilik açlık sınırının 90 liradan fazla arttığı ocak ayında,  Kalkınma Bakanlığının verilerine göre en düşük SSK emekli aylığı 60,9 lira artarak bin 348,4 liraya, ortalama aylık ise 71,7 lira artarak bin 389,4 liraya yükseldi.  Ocakta yapılan zamla birlikte en düşük Bağ-Kur emekli aylığı 55 lira artarak bin 219,8 liraya,  ortalama Bağ-Kur emekli aylığı da 65 lira artarak bin 441 liraya çıktı.

Buna göre en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına ocakta yapılan zam açlık sınırında yaşanan artışı bile karşılayamadı. Emekli aylığıyla ve maaş ve ücret geliriyle geçinenlerin satın alma gücü şimdiden 2016 yılındaki düzeyinin gerisine düştü.

Memur maaşlarına yapılan yüzde 3 oranındaki zamla birlikte en düşük memur maaşı 68 lira zamlanarak ve 2 bin 312,9 liraya, ortalama memur maaşı ise 79 lira artarak 2 bin 702,4 liraya yükseldi. Memur emeklilerinin en düşük aylığı ise yüzde 3 zamla 55 lira artarak bin 534 liraya, ortalama memur emekli aylığı ise 55 lira artarak bin 907 lira oldu.

Bugün Türkiye’deki emek piyasasında, ücret, işsizlik ve enflasyon arasındaki ilişki yeterince sağlam veriler üzerinden ele alınmamaktadır. Dolayısıyla da toplumun ücret ile çalışan kesimi, enflasyon karşısında ezilmekte, hayalini kurdukları asgari yaşam düzeyinin çok gerisinde kalmaktadır. Ücret artışları hesaplanırken, hem çalışanın hem de ailesinin ihtiyaçları birlikte ele alınmalı; geçinme endeksleri, ailelerin gerçek tüketim ihtiyaçlarından oluşturulmalıdır. Ancak böylelikle ücret artışları, tüm ailenin geçimini ve refahını sağlayacak düzeyde belirlenebilecektir.

Bugün halkın büyük bölümü açlık sınırının altında, yoksulluk sınırınınsa çok ama çok uzağında bir yaşam sürdürürken, bir milletvekilinin maaşı, asgari ücretlinin 12 ayda aldığı ücretin toplamına bedeldir. Hükümet temsilcileri “enflasyon üzerinde artış yaptık” diyerek sorumluluktan kaçamazlar.

Emperyalist-kapitalist sistemin, emekçileri açlık ve sefalete mahkum eden politikalarına karşı hiçbir emek örgütü sessiz kalamaz. Kamu çalışanlarını, emeklileri yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm eden, asgari ücretliye göstermelik ücret artışlarını reva gören siyasal iktidarların uyguladığı emek karşıtı politikalar karşısında, tüm emek örgütlerinin mücadele alanını genişleterek ortak tavır almaları zorunludur.

BURSA ŞUBE YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 5:18 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERİLMELİDİR
    Covid-19 nedeniyle birçok öğretmenimizin,  öğrencimizin ve vatandaşımızın sağlık sorunları yaşadıkları hatta vefatla sonuçlanan süreçlerin yaşandığı bilinmektedir. Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin minimize edilmesi gerekir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması […]
  • 02
    EĞİTİM ÇALIŞANLARINI AŞILAMAK İÇİN HALA NEYİ BEKLİYORSUNUZ? ÖLMEMİZİ Mİ?
    Salgın başladığından beri okullarla ilgili tek bir bilimsel çalışma yapılmadı. Risk haritaları çıkarılmadı. Defalarca okullar açılıp kapandı. Her seferinde tablo biraz daha ağırlaştı. Mutasyona uğrayan virüs, şimdi öğrencilerimizi de pençesi altına aldı. Yüz yüze sınav ısrarı bitmedi. Okullara ek ödenek verilmedi, öğrenci ve öğretmenlere yaygın, düzenli test yapılmadı. Pozitif vaka çıkan sınıftaki öğrenci karantinaya alındı […]
  • 03
    YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞTE YETERLİLİK ARAŞTIRMASI
       Araştırmanın Tamamına Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ  Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, salgın süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son kararla 1 Mart 2021 tarihi itibariyle de yüz yüze eğitime geçme sürecinde, yeterli düzeyde önlem alınıp alınmadığı, eğitim emekçilerinin covid-19’a yakalanma, test yaptırma ve aşılanma oranını […]
  • 04
    EĞİTİM-İŞ`LİLERİN OLDUĞU HER İLKOKULDA ANDIMIZ HER SABAH OKUTULACAK!
    Her iki lafından birisi “milli” olan AKP’nin, milli duyguları pekiştirmesi, ulus olmanın değerini hatırlatması için okullarda okutulan Öğrenci Andı’nı siyasallaştırdığı yargı aracılığıyla kaldırması, Başöğretmen Atatürk’ün izinde olan biz Eğitim-İş’lileri durduramayacaktır. Sendikamız, tarihinden, öğretmenlik mesleğinin özünden, ilkelerinden ve en önemlisi Cumhuriyet’in değerlerinden aldığı güçle bir karar almıştır. Bilindiği üzere AKP’nin 2013’te bir yönetmelik değişikliğiyle okullardan Öğrenci […]
  • 05
    MUTFAKTA YANGIN VAR!
    -GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 2,5 ORANINDA ARTTI. -EN YOKSUL KESİMİN HARCAMALARININ EN AZ ÜÇTE BİRİNİ AYIRMAK ZORUNDA BULUNDUĞU GIDA HARCAMALARI BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 9,2 ORANINDA, SON BİR YILDA İSE YÜZDE 29,2 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.   Fiyat istikrarsızlığına karşı en korumasız durumdaki yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini […]