ÖĞRETMEN NOT İSTEMEZ, ÖĞRETMEN SADECE DERS VERİR! … BASIN AÇIKLAMAMIZ….

Anasayfa - Nisan 11, 2018 8:17 pm A A

ÖĞRETMEN NOT İSTEMEZ, ÖĞRETMEN SADECE DERS VERİR!
Bugün burada öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına karşı durmak için bulunuyoruz.
Hepinizin bildiği gibi, Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenler için performans taslağı yayınlamıştır. MEB performans sistemi ile ülkemizin geleceği olan yavrularımızı eğiten, şekillendiren, yarınların mimarı olan biz öğretmenleri baskı altına almayı amaçlamaktadır.
Dünyanın hiçbir ülkesinde benzeri görülmeyen bu sistemde, eğitimcilerin uzmanlık kariyerleri uzman olmayanlar tarafından değerlendirilmek istenmektedir.
Bu uygulamayla;
· Öğretmen ve öğrencisi arasına, birbirlerinin notlarına karşılıklı ihtiyaç duymaktan ötürü, bir çıkar ilişkisi oluşturulmaya çalışılmaktadır.
· Öğretmenlerin birbirine not verecek olması da, kişisel husumetlerin ya da görüş ayrılıklarının bir şekilde kariyerlere yansımasına yol açacak, okullarda çalışma barışını bozacaktır.
· Bildiğiniz üzere yanlış eğitim politikaları ve yöneticilerin hadsiz söylemleriyle son yıllarda öğretmenlik mesleğinin itibarı zedelenmiş, eğitimcilerin maruz kaldığı adli ve idari saldırılar sosyal medyayı ve gazetelerin 3. sayfalarını kaplar hale gelmiştir. Bu sistemle birlikte, öğretmenlik meslek onuru, tamamen ayaklar altına alınmaya çalışılmaktadır.
Her şeyden önce; bir eğitimcinin performansını, o alanın uzmanı olmayan kişilerin notlarıyla ölçmeye çalışmanın bilimsel ve akademik hiçbir gerçekliği yoktur.

HUKUKİ MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR
MEB tarafından 2016 yılında devreye sokulan ve Eğitim-İş olarak dava konusu da yaptığımız, performans değerlendirme sistemi, öğretmenlik mesleğini değersizleştirmenin geldiği noktayı göstermektedir.
Her konuda olduğu gibi MEB, bu önemli aşamada da eğitimin paydaşları olan bizlere fikir sormaya lütfetmemiş ve hatta itirazlarımıza kulak kapatmıştır.
Türkiye’de eğitimde yaşanan sorunların nedeni öğretmenlerin performansları değildir. Öğretmen eğitimin temelidir ancak öncelikli olan eğitime yaklaşım anlayışının ulusal olması, siyasi değil milli hedeflerin ön plana çıkarılmasıdır.
Eğitimin cevheri olan öğretmenlere kıymet vermeyen bir anlayışın, başarılı ve çağdaş bir eğitim sistemi getirme ihtimali yoktur. Performans sistemi kaldırılıncaya kadar devam ettireceğimiz eylemlerimize, bu haklı, meşru ve demokratik başkaldırımıza, sendikalı-sendikasız tüm öğretmenlerimizi destek vermeye çağırıyoruz.
Eğitim sisteminin veriminden memnun olmayan MEB, eğitimcilerden önce dönüp kendi performansına bakmalıdır.
MEB’E PERFORMANS NOTUMUZ: SIFIR!
Ülkemizde, eğitimin gericileştirildiği, piyasacılaştırıldığı, başarı oranının giderek düştüğü, müfredat ve sınav sistemlerinin yapboza döndüğü, dünya eğitim kalitesi standartlarına kıyasla sürekli geriye gittiği gün gibi açıktır. Ve bizim böylesi bir Milli Eğitim Bakanlığı’na vereceğimiz performans notu sıfırdır!
Bugün buraya koyacağımız siyah çelenk, bu sıfırın vurgusu ve MEB’in karanlık yüzüdür!
Bu çelenk, mesleğimizin onurumuz olduğunun ve onurumuzu da asla çiğnetmeyeceğimizin göstergesidir!
Bu çelenk, müfredattan da çıkarsalar, ulusal bayramların törenlerinden de silseler, hatıralardan koparmaya da çalışsalar Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri ışığında laik, bilimsel, çağdaş, parasız eğitim için mücadele edecek eğitim neferlerinin her zaman olacağının, Eğitim-İş’in dimdik duracağının ilanıdır.
Bu çelenk, öğretmen hareketinin efsanevi lideri Fakir Baykurt’un, ilke edindiğimiz o sözüdür: “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, ÖĞRETMEN DERS VERİR!”
Bir kez daha haykırıyoruz ki,
Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına Eğitim-İş asla geçit vermeyecektir!

BURSA ŞUBE YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 8:17 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERİLMELİDİR
    Covid-19 nedeniyle birçok öğretmenimizin,  öğrencimizin ve vatandaşımızın sağlık sorunları yaşadıkları hatta vefatla sonuçlanan süreçlerin yaşandığı bilinmektedir. Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin minimize edilmesi gerekir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması […]
  • 02
    EĞİTİM ÇALIŞANLARINI AŞILAMAK İÇİN HALA NEYİ BEKLİYORSUNUZ? ÖLMEMİZİ Mİ?
    Salgın başladığından beri okullarla ilgili tek bir bilimsel çalışma yapılmadı. Risk haritaları çıkarılmadı. Defalarca okullar açılıp kapandı. Her seferinde tablo biraz daha ağırlaştı. Mutasyona uğrayan virüs, şimdi öğrencilerimizi de pençesi altına aldı. Yüz yüze sınav ısrarı bitmedi. Okullara ek ödenek verilmedi, öğrenci ve öğretmenlere yaygın, düzenli test yapılmadı. Pozitif vaka çıkan sınıftaki öğrenci karantinaya alındı […]
  • 03
    YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞTE YETERLİLİK ARAŞTIRMASI
       Araştırmanın Tamamına Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ  Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, salgın süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son kararla 1 Mart 2021 tarihi itibariyle de yüz yüze eğitime geçme sürecinde, yeterli düzeyde önlem alınıp alınmadığı, eğitim emekçilerinin covid-19’a yakalanma, test yaptırma ve aşılanma oranını […]
  • 04
    EĞİTİM-İŞ`LİLERİN OLDUĞU HER İLKOKULDA ANDIMIZ HER SABAH OKUTULACAK!
    Her iki lafından birisi “milli” olan AKP’nin, milli duyguları pekiştirmesi, ulus olmanın değerini hatırlatması için okullarda okutulan Öğrenci Andı’nı siyasallaştırdığı yargı aracılığıyla kaldırması, Başöğretmen Atatürk’ün izinde olan biz Eğitim-İş’lileri durduramayacaktır. Sendikamız, tarihinden, öğretmenlik mesleğinin özünden, ilkelerinden ve en önemlisi Cumhuriyet’in değerlerinden aldığı güçle bir karar almıştır. Bilindiği üzere AKP’nin 2013’te bir yönetmelik değişikliğiyle okullardan Öğrenci […]
  • 05
    MUTFAKTA YANGIN VAR!
    -GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 2,5 ORANINDA ARTTI. -EN YOKSUL KESİMİN HARCAMALARININ EN AZ ÜÇTE BİRİNİ AYIRMAK ZORUNDA BULUNDUĞU GIDA HARCAMALARI BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 9,2 ORANINDA, SON BİR YILDA İSE YÜZDE 29,2 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.   Fiyat istikrarsızlığına karşı en korumasız durumdaki yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini […]