OKULLARDAN PDR’Yİ KALDIRAN DÜZENLEMEYİ KABUL ETMİYORUZ

Anasayfa - Kasım 15, 2017 8:31 am A A

OKULLARDAN PDR’Yİ KALDIRAN DÜZENLEMEYİ KABUL ETMİYORUZ

Kurtuluş Savaşı’nın mimarı, bağımsızlık savaşında dünyada bir ilk olmuş, devrimleriyle ulusa kimlik kazandırmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 79. yılında sevgi, saygı ve büyük bir özlemle anıyoruz.

Onun gösterdiği yol ilim ve akıl yoludur fakat Milli Eğitim Bakanlığı bu yollardan uzak olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Aylardır tartışılan okullarımızdaki Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerine ilişkin düzenlemeyi kaldırarak içini boşaltan MEB kabul edilemez bir düzenlemeyi yürürlüğe koymuştur.

Düzenleme göstermektedir ki Milli Eğitim Bakanlığı okullarımızda çocuklarımıza, gençlerimize, hatta velilerimize psikolojik danışma hizmeti verilmesini istememektedir.

Bu durum yönetmeliğin adından da anlaşılmaktadır.

Yürürlükten kaldırılan yönetmeliğin adı

Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği

İken bu düzenlemeyi de yürürlükten kaldıran yönetmeliğin adı;

Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği

Yönetmelik içeriğine bakıldığında; psikolojik danışma tanımı rehberlik olarak değiştirilmiş görevler de buna göre şekillendirilmiştir. Yine düzenlemede okullarımızda psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) hizmetlerini yürüten meslektaşlarımız sadece rehberlik hizmetleri ile ilgileneceklerdir. Bu durum Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünü bitiren tüm meslektaşlarımız için büyük haksızlıktır. Bu düzenleme ile psikolojik danışma hizmetleri boşlukta bırakılmakta, rehberlik hizmetleri için de adeta meslek dışı alanların önü açılmak istenmektedir.

Bugüne kadar yaşanan her türlü psikolojik travma niteliğindeki adli ve idari olayların ortaya çıkarılması,  yaşanmaması ve gerçekleştikten sonra psikolojik destek  noktasında yararlandığımız, çocuklarımızın maruz kaldığı şiddet, istismar, aile içi sorunlar … gibi konularda danışma hizmeti artık okullarımızdan kaldırılmıştır.

Bunun en bariz göstergelerinden birisi de düzenleme ile nöbet ve belleticilik görevlerinin verilebilecek olmasıdır. Nöbet ve belleticilik görevi verilen bir kişinin yaşanan olay karşısında aynı öğrencilere psikolojik danışmanlık yapabilmesi mümkün değildir.

Bunun yanında Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 3. Maddesinde “Çocuk gelişimi ve eğitimcisi”, “Eğitim programcısı”, “”Ergoterapist”, “Fizyoterapist”, “Psikolog”,  “Psikometrist” ve “Sosyal çalışmacı” olarak belirtilen uzmanlık alanlarının tanımlarında en az lisans mezuniyeti aranırken “Rehberlik Öğretmeni” olarak görev yapacak uzmanların mezuniyet durumunun açık bırakılması kabul edilemez. Bu açıklık okullara “Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü” lisans mezuniyetinden daha alt kademede eğitim ve kurs almış bireylerin alana atanmasının önünü açacak ve psikolojik danışma hizmetlerine ciddi zararlar verecektir. Buna bağlı olarak bu maddede rehberlik öğretmenlerinin hangi alandan mezun olacağı açıklaması yapılmayarak, farklı alanlardan bireylerin, yani alan dışı atamaların önünü tamamen açacaktır.

Bu konuda Bakanlık nezdinde yaptığımız girişimlerde öneri ve taleplerimizin dikkate alınacağı sözler çalışma saatinin haftalık 30 saat olarak kalması dışında yerine gelmemiştir.

Konu ile ilgili Bakanlık nezdindeki girişimlerimizin yanı sıra bölgelerde de paneller, çalıştaylar düzenlemiş sorunun kaynağından, alandan öğrenmeye ve çözüm yolları üretmeye çalışan Eğitim-İş’in bu düzenlemeyi kabul etmesi beklenemez.

Düzenlemenin iptali için her türlü girişimde bulunacağımızı, yargıya taşıyacağımızı bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

 

ŞUBE  YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 8:31 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERİLMELİDİR
    Covid-19 nedeniyle birçok öğretmenimizin,  öğrencimizin ve vatandaşımızın sağlık sorunları yaşadıkları hatta vefatla sonuçlanan süreçlerin yaşandığı bilinmektedir. Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin minimize edilmesi gerekir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması […]
  • 02
    EĞİTİM ÇALIŞANLARINI AŞILAMAK İÇİN HALA NEYİ BEKLİYORSUNUZ? ÖLMEMİZİ Mİ?
    Salgın başladığından beri okullarla ilgili tek bir bilimsel çalışma yapılmadı. Risk haritaları çıkarılmadı. Defalarca okullar açılıp kapandı. Her seferinde tablo biraz daha ağırlaştı. Mutasyona uğrayan virüs, şimdi öğrencilerimizi de pençesi altına aldı. Yüz yüze sınav ısrarı bitmedi. Okullara ek ödenek verilmedi, öğrenci ve öğretmenlere yaygın, düzenli test yapılmadı. Pozitif vaka çıkan sınıftaki öğrenci karantinaya alındı […]
  • 03
    YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞTE YETERLİLİK ARAŞTIRMASI
       Araştırmanın Tamamına Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ  Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, salgın süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son kararla 1 Mart 2021 tarihi itibariyle de yüz yüze eğitime geçme sürecinde, yeterli düzeyde önlem alınıp alınmadığı, eğitim emekçilerinin covid-19’a yakalanma, test yaptırma ve aşılanma oranını […]
  • 04
    EĞİTİM-İŞ`LİLERİN OLDUĞU HER İLKOKULDA ANDIMIZ HER SABAH OKUTULACAK!
    Her iki lafından birisi “milli” olan AKP’nin, milli duyguları pekiştirmesi, ulus olmanın değerini hatırlatması için okullarda okutulan Öğrenci Andı’nı siyasallaştırdığı yargı aracılığıyla kaldırması, Başöğretmen Atatürk’ün izinde olan biz Eğitim-İş’lileri durduramayacaktır. Sendikamız, tarihinden, öğretmenlik mesleğinin özünden, ilkelerinden ve en önemlisi Cumhuriyet’in değerlerinden aldığı güçle bir karar almıştır. Bilindiği üzere AKP’nin 2013’te bir yönetmelik değişikliğiyle okullardan Öğrenci […]
  • 05
    MUTFAKTA YANGIN VAR!
    -GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 2,5 ORANINDA ARTTI. -EN YOKSUL KESİMİN HARCAMALARININ EN AZ ÜÇTE BİRİNİ AYIRMAK ZORUNDA BULUNDUĞU GIDA HARCAMALARI BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 9,2 ORANINDA, SON BİR YILDA İSE YÜZDE 29,2 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.   Fiyat istikrarsızlığına karşı en korumasız durumdaki yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini […]