ÖSYS SONUÇLARI MEB’İN KENDİ BAŞARISIZLIĞIDIR

Anasayfa - Ağustos 11, 2017 9:21 am A A

ÖSYS SONUÇLARI MEB’İN KENDİ BAŞARISIZLIĞIDIR

Milyonlarca veli ve öğrencinin sonuçlarını heyecanla beklediği 2017 ÖSYS sonuçları, sadece sınava girenler ve ailelerinde değil, tüm Türkiye’de hüsran yaratmıştır.

Ancak bilinmelidir ki bu tablonun asıl sorumlusu, mütemadiyen eğitim sisteminde kalıcı hasarlar veren değişikliklere giden, bu anlamsız değişikliklere öğrencilerin nasıl adapte olacağını düşünme zahmetine girmeyen Milli Eğitim Bakanlığı’dır.

ÖSYS sonuçları, en başta bakanlığın sınıfta kaldığını göstermektedir ve bu yüzden bakanlığın kırık karnesi olan bu sonuçları tüm detaylarıyla incelemek gerekir.

Sonuçlara detaylı bakıldığında, karşımıza şu veriler çıkmaktadır:

  • 2017 ÖSYS verilerine göre; tercih yapma hakkı olan 1 milyon 846 bin 880 adaydan sadece 994 bin 766’sı tercih yapmıştır. Yani tercih yapma oranı yüzde elli gibi korkunç bir rakama gerilemiştir. Tercih yapmayanlar; ülkedeki zengin ve yoksul arasındaki uçurumun derinliği nedeniyle iş hayatına atılmak zorunda kalan gençler ve üniversiteli olmaktan, üniversiteli olduktan sonra iş bulmanın daha kolay olacağından umudunu kesen insanların toplamıdır. Bu karamsar tablo, bizzat iktidarın ve sahibinin sesi olan MEB’in eseridir.

 

  • Tercih yapanlara dair istatistikler de çok şey söylemektedir: Lise son sınıftayken bu yıl sınava giren 960 bin adaydan sadece 208 bini bir lisans programına yerleşebilmiştir. Bu adaylardan 107 bini önlisans, 19 bini de açıköğretim programlarına yerleşirken 625 bin yeni mezun yerleştirilememiş veya tercih yapmamıştır. Sürekli değişen eğitim politikaları, yapboza çevrilen müfredatlar ve paralı eğitim koşulları, 625 bin gencimizi hayallerinden etmiş, en az bir senelerini çalmıştır. Önceki yıllarda mezun olan 632 bin adaydan ise neredeyse sadece yarısı, yani 313 bini bu yıl hayallerine kavuşmuştur. Tahsil hayatına tutunamayan gençlerin oranı, bir anda korkutucu biçimde çoğalmıştır.

 

“ÜMMETİN UMUDU”NDAN BEŞTE BİR BAŞARI

  • Boş kalan kontenjanlar da MEB’in eğitim politikalarının acınası halini gözler önüne sermiştir. Lisans programlarında 50 bin 817, ön lisans programlarında ise 163 bin 613 olmak üzere 214 bin 430 kontenjanın boş kaldığı görülmüştür. Örgün öğretimdeki devlet üniversitelerinin lisans programlarında 26 bin 967, ön lisans programlarında 127 bin 682, vakıf üniversitelerinin lisans programlarında 16 bin 40, ön lisans programlarında 33 bin 185, KKTC’deki üniversitelerin lisans programlarında 6 bin 836, ön lisans programlarında 2 bin 700, yurt dışındaki üniversitelerin lisans programlarında 974, ön lisans programlarında 46 kontenjan boş kalmıştır. Bilinmelidir ki kontenjanlardaki bu boşluk, eğitim sistemimizdeki çağdaş, bilimsel, laik eğitimin boşluğunun yansımasıdır.

 

  • Talep olmamasına ve hatta tepki yağmasına rağmen art arda, yurdun her köşe bucağına açılan ve AKP’nin tüm devlet olanaklarını uğruna heba ettiği İmam Hatip Liseleri de bu sınavda sınıfta kalmıştır. Diğer liselerin kalitesinden çalarak İmam Hatiplere tek öz evlat muamelesi yapan AKP, öz evladının kendi hazırladığı sınavda başarılı olmasını sağlayamamıştır. 222 bin 925 imam hatip lisesi mezunundan sadece 40 bini lisans tercihlerine yerleşebilmiştir. Yani Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milletin ve ümmetin umudu” olarak tanıttığı imam hatip liselerinden mezun olan 5 kişiden sadece 1’i üniversiteli olabilmiştir. Bu acınası oran, gençlerin, sorgulama yeteneğinden, neden-sonuç ilişkisi kurma becerisinden, pozitif bilimlerden uzak tutulduğunda ne olduğunun ve olacağının da göstergesidir.

 

  • Daha önce FETÖ’nün sirayet etmesine göz yumularak dokusu bozulan Fen Liseleri de, İmam Hatiplerin gölgesinde bırakılma politikasıyla geriletilmiştir. Bu yılki sonuçlar; fen liselerinde ve Anadolu liselerinde kalitenin ne kadar düştüğünü de gözler önüne sermiştir. Zira istatistiklere göre; Anadolu Lisesi mezunu 396 bin adaydan 138 bini, Fen Lisesi mezunu 22 bin adaydan ise sadece  12 bini bir lisans programına yerleşebilmiştir. Sermayeye ucuz işçi yetiştirmenin havuzu gibi kullanılan meslek liseleri de başarısız olmuş, çağdaş eğitimin olmadığı bir yerde başarının da olamayacağını göstermiştir.

 

MEB, KAMUOYUNA BİR AÇIKLAMA BORÇLUDUR

Sınav sonuçlarının oluşturduğu bu utanç tablosunun ressamı olan MEB, hayatlarını çaldığı gençlere, onları okutmak için bin bir fedakarlıkta bulunmasına rağmen hayallerinden olan ailelere, en baştan beri bu çağdışı eğitim politikalarının koca bir hüsran yaratacağını vurgulayan biz ilerici eğitimcilere ve ülkesinin eğitim konusunda bu kadar geri gitmesini hak etmeyen tüm yurttaşlara bir açıklama borçludur.

Eğitim-İş olarak; bugüne kadar G-20 zirvesi dahil, kendi alanına girmeyen birçok konuda açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a, bu hayati konuda kamuoyunu tatmin edecek bir toplantı düzenlemesi çağrısını yapıyoruz. O toplantıda bizim gibi eğitim alanında faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinden temsilcilerin sorularını cevaplamaya çağırıyor, “hodri meydan” diyoruz.

Bunu yapmaz ve susmayı tercih ederse bilmelidir ki susmak onaylamaktır. Yapacak bir açıklaması yoksa, oturacak bir koltuğu da olmamalı ve bir kez olsun sağduyulu davranarak istifa etmelidir.

 

     EĞİTİM İŞ BURSA ŞUBESİ YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 9:21 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERİLMELİDİR
    Covid-19 nedeniyle birçok öğretmenimizin,  öğrencimizin ve vatandaşımızın sağlık sorunları yaşadıkları hatta vefatla sonuçlanan süreçlerin yaşandığı bilinmektedir. Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin minimize edilmesi gerekir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması […]
  • 02
    EĞİTİM ÇALIŞANLARINI AŞILAMAK İÇİN HALA NEYİ BEKLİYORSUNUZ? ÖLMEMİZİ Mİ?
    Salgın başladığından beri okullarla ilgili tek bir bilimsel çalışma yapılmadı. Risk haritaları çıkarılmadı. Defalarca okullar açılıp kapandı. Her seferinde tablo biraz daha ağırlaştı. Mutasyona uğrayan virüs, şimdi öğrencilerimizi de pençesi altına aldı. Yüz yüze sınav ısrarı bitmedi. Okullara ek ödenek verilmedi, öğrenci ve öğretmenlere yaygın, düzenli test yapılmadı. Pozitif vaka çıkan sınıftaki öğrenci karantinaya alındı […]
  • 03
    YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞTE YETERLİLİK ARAŞTIRMASI
       Araştırmanın Tamamına Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ  Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, salgın süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son kararla 1 Mart 2021 tarihi itibariyle de yüz yüze eğitime geçme sürecinde, yeterli düzeyde önlem alınıp alınmadığı, eğitim emekçilerinin covid-19’a yakalanma, test yaptırma ve aşılanma oranını […]
  • 04
    EĞİTİM-İŞ`LİLERİN OLDUĞU HER İLKOKULDA ANDIMIZ HER SABAH OKUTULACAK!
    Her iki lafından birisi “milli” olan AKP’nin, milli duyguları pekiştirmesi, ulus olmanın değerini hatırlatması için okullarda okutulan Öğrenci Andı’nı siyasallaştırdığı yargı aracılığıyla kaldırması, Başöğretmen Atatürk’ün izinde olan biz Eğitim-İş’lileri durduramayacaktır. Sendikamız, tarihinden, öğretmenlik mesleğinin özünden, ilkelerinden ve en önemlisi Cumhuriyet’in değerlerinden aldığı güçle bir karar almıştır. Bilindiği üzere AKP’nin 2013’te bir yönetmelik değişikliğiyle okullardan Öğrenci […]
  • 05
    MUTFAKTA YANGIN VAR!
    -GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 2,5 ORANINDA ARTTI. -EN YOKSUL KESİMİN HARCAMALARININ EN AZ ÜÇTE BİRİNİ AYIRMAK ZORUNDA BULUNDUĞU GIDA HARCAMALARI BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 9,2 ORANINDA, SON BİR YILDA İSE YÜZDE 29,2 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.   Fiyat istikrarsızlığına karşı en korumasız durumdaki yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini […]