ÜNİVERSİTELER ÜZERİNE OYNANAN ‘BÖL-PARÇALA-YÖNET’ HAMLESİNİ REDDEDİYORUZ!

Anasayfa - Mayıs 10, 2018 5:54 pm A A

ÜNİVERSİTELER ÜZERİNE OYNANAN ‘BÖL-PARÇALA-YÖNET’ HAMLESİNİ REDDEDİYORUZ!

Bilginin ve sorgulamanın kalesi olan üniversiteler, iktidarın saldırısı altındadır.

Rektörlük seçimlerinde akademi camiasının oy verdiklerini değil, o seçimin sonundaki kendilerine yakın isimleri atayan, hiçbir altyapı hazırlığı yapmadan ve makul gerekçe göstermeden akademik ünvanlarla oynayan, akademideki birçok kıymetli ismi abes soruşturmalarla karalayan iktidar, ele geçiremediği üniversiteler için şimdi de ‘böl-parçala-yönet’ taktiğine girişmiştir.

Bilindiği üzere; dördü vakıf, 20 yeni üniversite kurulması için hazırlanan ve tarihi üniversitelerin bölünmesini öngören yasa tasarısı ilerici kamuoyunun tüm tepkilerin rağmen Meclis’ten geçmiştir.

AKP oylarıyla kabul edilen bu tasarıyla, aralarında iktidarın oyları eriyince adını anmaya başladığı Atatürk’ün emriyle kurulan Ankara’daki Gazi Üniversitesi ve Cumhurbaşkanı’nın “adını anmayacağım bir üniversite” dediği Malatya’daki İnönü Üniversitesi’nin de bulunduğu bölünecek üniversiteler listesi şöyledir:

İstanbul, Selçuk (Konya),Dumlupınar (Kütahya), Sakarya, Mersin, Erciyes (Kayseri), Karadeniz Teknik (Trabzon) ve Sütçü İmam (Kahramanmaraş) üniversitelerine ek olarak Anadolu Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi.

GEREKÇELERİ DE KARAR KADAR TALİHSİZ

Bu talihsiz karara kontenjan fazlalığının gerekçe gösterilmesi ise ayrıca trajikomik bir açıklama olmuştur. Bir hane halkının içlerine sığamadığı bir evi ikiye bölmesi ne kadar mantıklı olacaksa, bu hamle de o kadar bilimsel ve akla yatkındır.

Öte yandan; söz konusu karara iktidarın önemli isimlerinin “ülkenin yeni üniversitelere kavuşacak olması” şeklinde bir müjde sosu vermesi de gülünç olmuştur.

Bir ülkedeki üniversite ihtiyacı, ne peş peşe niteliksiz üniversiteler açmaktan, ne de mevcut köklü üniversiteleri bölmekten geçer. Karar sahiplerine bu dahiyane fikrin neden hiçbir medeni ülkede kimsenin aklına gelmediğini sormak gerekir. Oxford’u, Harvard’ı bölmek neden kimsenin aklına gelmemiştir? Bozulmayan bir şeyi, tamir etme ihtiyacı nedendir?

BU TOPLU İTİRAZA KULAK VERİLMELİDİR

Öte yandan; AKP her alanda olduğu gibi yine hayati bir konuda karar alırken, o konunun alanındaki uzmanlara, demokratik kitle örgütlerine, meslek erbaplarına danışmamıştır. Tüm akademinin, hatta yer yer kendi atadıkları üniversite yönetimlerinin bile karşı çıktığı bu karar, ülkedeki pek çok hayati karar gibi tepeden inmiş, akademinin üzerine kara bir bulut gibi çökmüştür.

Bilindiği üzere; bölünmesi planlanan birçok köklü üniversitede öğrenciler, akademisyenler eylem haline geçmiş, itiraz konusunda tek vücut olmuştur. Her kesimden insanın, her fikirden öğrenci ve akademisyenin bu bölünmeye itiraz etmesi, muktedirleri düşündürmelidir.

Bu manasız, kötü niyetli, bilimselliğe aykırı karar geri çekilmeli, bilimin kalesi olan üniversiteler siyasetin yapbozu haline getirilmemelidir.

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir” diyecek kadar önem verdiği bilimi ve onun kalelerini hiçbir iktidarın küçümseme lüksü yoktur.

Eğitim-İş olarak; üniversitelerin bölünmesinin talihsiz ve geri dönülmesi çok zor bir hata olacağını bir kez daha vurguluyor, bu artniyetli hamleye karşı direneceğimizi, her türlü hukuksal ve demokratik mücadeleyi vereceğimizi ilan ediyoruz.

ŞUBE YÖNETİM KURULU

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş
Anasayfa - 5:54 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    AŞILAMA TAMAMLANINCAYA KADAR YÜZ YÜZE EĞİTİME ARA VERİLMELİDİR
    Covid-19 nedeniyle birçok öğretmenimizin,  öğrencimizin ve vatandaşımızın sağlık sorunları yaşadıkları hatta vefatla sonuçlanan süreçlerin yaşandığı bilinmektedir. Eğitimin yüz yüze yapılması gerektiği açıktır fakat evrensel, anayasal, yasal ve sonucunda insani bir hak olan sağlık ve yaşam hakkını tehlikeye atacak uygulamaların sonlandırılması riskin minimize edilmesi gerekir. Yüz yüze eğitimin devamı için tüm eğitim çalışanlarının zaman kaybedilmeden aşılanması […]
  • 02
    EĞİTİM ÇALIŞANLARINI AŞILAMAK İÇİN HALA NEYİ BEKLİYORSUNUZ? ÖLMEMİZİ Mİ?
    Salgın başladığından beri okullarla ilgili tek bir bilimsel çalışma yapılmadı. Risk haritaları çıkarılmadı. Defalarca okullar açılıp kapandı. Her seferinde tablo biraz daha ağırlaştı. Mutasyona uğrayan virüs, şimdi öğrencilerimizi de pençesi altına aldı. Yüz yüze sınav ısrarı bitmedi. Okullara ek ödenek verilmedi, öğrenci ve öğretmenlere yaygın, düzenli test yapılmadı. Pozitif vaka çıkan sınıftaki öğrenci karantinaya alındı […]
  • 03
    YÜZ YÜZE EĞİTİME GEÇİŞTE YETERLİLİK ARAŞTIRMASI
       Araştırmanın Tamamına Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ  Araştırmanın amacı; ülkemizde “Uzaktan Eğitim” adıyla elektronik iletişim araçlarıyla 23 Mart 2020 ‘de başlatılan, salgın süresince çeşitli dönemlerde kesintiye uğrayan ve alınan son kararla 1 Mart 2021 tarihi itibariyle de yüz yüze eğitime geçme sürecinde, yeterli düzeyde önlem alınıp alınmadığı, eğitim emekçilerinin covid-19’a yakalanma, test yaptırma ve aşılanma oranını […]
  • 04
    EĞİTİM-İŞ`LİLERİN OLDUĞU HER İLKOKULDA ANDIMIZ HER SABAH OKUTULACAK!
    Her iki lafından birisi “milli” olan AKP’nin, milli duyguları pekiştirmesi, ulus olmanın değerini hatırlatması için okullarda okutulan Öğrenci Andı’nı siyasallaştırdığı yargı aracılığıyla kaldırması, Başöğretmen Atatürk’ün izinde olan biz Eğitim-İş’lileri durduramayacaktır. Sendikamız, tarihinden, öğretmenlik mesleğinin özünden, ilkelerinden ve en önemlisi Cumhuriyet’in değerlerinden aldığı güçle bir karar almıştır. Bilindiği üzere AKP’nin 2013’te bir yönetmelik değişikliğiyle okullardan Öğrenci […]
  • 05
    MUTFAKTA YANGIN VAR!
    -GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 2,5 ORANINDA ARTTI. -EN YOKSUL KESİMİN HARCAMALARININ EN AZ ÜÇTE BİRİNİ AYIRMAK ZORUNDA BULUNDUĞU GIDA HARCAMALARI BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 9,2 ORANINDA, SON BİR YILDA İSE YÜZDE 29,2 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.   Fiyat istikrarsızlığına karşı en korumasız durumdaki yoksul kesimin aile bütçesinin en az üçte birini […]